GÜLÜMSEME BULAŞICIDIR
İnsanoğlu hep bir şeyleri elde ettiği zaman mutlu olacağına inanır. İstediği işe girerse, istediği arabayı alırsa ya da istediği kişi ile evlenirse… Oysa mutluluk o kadar yanı başımızdadır ki bakmasını, görmesini bilmek lazım sadece hepsi bu.
Biri size gülümsediğinde mutlu oluyor musunuz mesela ?
Çünkü gülümseme bulaşıcı bir hastalık gibidir. Sizden alır tebessümü karşı tarafın yanağına bırakıverir bir de bakmışsınız ki onun da yüzünde güller açmış .
Düşünsenize hiçbir maddi getirisi olmayan bu eylem belki de tüm gününüze nüksetmiş bir hastalık oluverir . Gülerek başladığınız gün devamında da etrafa gülücükler saçtığınız bir hal alır. Sizin o pozitif haliniz etrafınızdakileri de ister istemez etkiler ve bulaşır da bulaşır .
Bi deneyin bu kolay ve masrafsız eylemi bakın göreceksiniz ki her şey daha bir anlam kazanacak
Hayata dair bir hikayeyle destekleyelim isterseniz bu söylediklerimi.
Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Gülümseyen adam birden yakın bir zamanda kendisine yardım eden dostuna teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen kendisine teşekkürlerinin bildirildiği bir not yazdı, yolladı.
Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu.
Akşam eve giderken, onu mutlu eden bu parayı paylaşmak istedi ve kazandığı paranın bir kısmını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.
İki gündür boğazından lokma geçmeyen adam öyle ama öyle mutlu oldu ki
Karnını doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek göz odasının yolunu ıslık çalarak tuttu.
Karnı doymuştu ve neşesine diyecek yoktu Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titreyen köpek yavrusunu kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu, sığınacak bir yuva bulmanın sevinciyle bir yandan adamın yanağını yalıyor bir yandan da kuyruğunu sağa sola sallıyordu.
Karnı doyan adam o rehavetin etkisiyle deliksiz bir uykuya bıraktı kendini. Uyurken yanan sobanın hararetini fark etmemişti. Gece yarısından apartmandan dumanlar yükselmeye başladı . Kısa sürede alevler her yanı sarmıştı . O karnının doymasının etkisiyle mutluluktan başını okşadığı köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı…
Can havliyle anneler evlatlarını kucakladı babalar eşlerine sarıldı kimse yara almadan böylesine büyük bir felaketi sığındığı evde minnetini belli etmeye çalışan garip köpekçik sayesinde atlattı
Yani demem o ki sabah hiç tanımadığı hüzünlü yabancıya gülümseyen küçük kızın mutluluğu bulaşıcı bir hastalık gibi tüm herkese yayıldı .
“O yüzden sevginizi , mutluluğunuzu paylaşın .Paylaşın ki paylaştıkça çoğalsın mutluluklar “

