Dil ve önemi

Kezban Selçuk

Kezban Selçuk

Dil, duyguların dışa vurumdaki en önemli anahtardır …

Harfler dilde şekillenir, bir tını kazanır ve sözcük, kelime olarak ete kemiğe bürünerek, insanlar arasındaki iletişimin doğrudan aracı olur .

Dil bir milletin tarihî geleneği ile birlikte¸ aynı ırktan insanların iletişimini sağlayan¸ aynı zamanda coğrafya ve kültür bütünlüğünü de içeren bir konuşma ve yazma aracıdır.

Nasıl ki Almanya¸ İngiltere¸ Fransa gibi ülkelerin kendi millî dilleri varsa¸ Türkiye’nin de¸ tarihine dayalı millî bir dili vardır. Zira Milletleri millet yapan özelliklerin en önemlilerinden biriside dildir.

Hal böyle iken¸ Türkiye’de öz dilimiz olan Türkçenin¸ neredeyse ikinci sınıf bir dil muamelesi gördüğünü söylersek¸ herhalde abartmış olmayız.

Çünkü o kadar uzaklaştık ki kendi özümüzden, öylesine yabancılaştırdık ki kelimelerinizi  konuşurken de¸ yazarken de o güzelim Türkçemize gereken itinayı göstermiyoruz

Türkçe, ana sütü gibidir .Saf temiz ve katıksız .   Dünyada konuşulan diller arasında Türkçe kadar zengin, Türkçe kadar köklü pek az dil vardır. Deyimlerimiz, atasözlerimiz, rengarenk kelimelerimiz hep onun güzelliğini ve zenginliğini anlatır. Bu zenginliği korumak her Türk vatandaşına düşmektedir. Dilin önemsenmesi, toplumların yaşama sürelerini de belirler. Dilini koruyamayan bir toplumun tarih sahnesinde uzun süre var olması da mümkün değildir.

Türkçenin yüzlerce yıl öncesinden bugüne kadar gelmesinin sebebi de Türklerin onu sahiplenmesi ve korumasıdır. Dilimiz hem nazıma hem de nesire çok uygundur.

Sıradan yazılan bir metin bile, kulağa çok hoş gelebilmektedir. Bu nedenledir ki tarih boyunca binlerce şairimiz, belki de milyonlarca şiiri kaleme almış, türkülere çevirmiştir. Özellikle son zamanlarda, dilimizin yozlaşmaya, bozulmaya başladığını görüyoruz. Elbette ki her dil birbirinden etkilenir; ancak bu yozlaşma etkilenmenin de çok ötesinde.

Dilimizin önemini kavrayamamış bazı kesimler, modernlik kuruntusu altında yabancı kelimeler kullanmakta, böylece dilimizin sadeliğini ve saflığını bozmaktadır. Sokak isimleri, mağaza isimleri, kedi köpek isimleri, insan isimlerin de  bile Avrupa’nın etkisini görmekteyiz . Özenilen, kıskanılan gıptayla bakılan bir toplum olmak bizim elimizde yeter ki öz değerlerimize sahip çıkalım.

Bu dil hepimizin dilidir. Her birimiz onu sahiplenir ve dış etkenlere karşı korursak hem onun varlığını hem de vatanımızın varlığını yüzyıllarca devam ettirebiliriz. Her canlı gibi, diller de zamanla ölürler; ancak korunan diller çok daha uzun bir süre varlıklarını devam ettirebilirler. Bu da tamamen bizlerin elindedir. Güzel Türkçemize sahip çıkmalı, onu en güzel şekilde kullanmalıyız.

Haftaya görüşmek dileğiyle sevgiyle ve mutlu kalın