Boşanmanın çocuğun akademik başarısına etkisi

Semra Yeşilada

Semra Yeşilada

Boşanma hangi koşullarda olursa olsun tüm aile bireylerini olumsuz etkileyen bir süreçtir. Fakat unutulmamalıdır ki çocuğun duygusal ya da fiziksel şiddetin yaşandığı bir aile ortamında bulunması yerine huzurlu, mutlu ama ayrı aile bireyleri tarafından büyütülmesi çok daha sağlıklı bir birey olarak yetişmesine olanak sağlayacaktır.    Günümüzde çekirdek aile yapısı boşanma nedeniyle parçalanmakta ve parçalanan aile üyelerinden her biri belli oranlarda, evliliği yürütememenin ağırlığı ile psikolojik travmalar yaşamaktadırlar. Ancak bu süreçte psikolojik yönden en çok etkilenen çocuklar olmaktadır. Erken çocukluk dönemindeki çocuklar ebeveynlerinin boşanmasına üzüntü, yalnızlık, gerileme, reddetme, uyku problemleri, okul başarısızlığı, toplumsal uyumsuzluklar, kaygılı depresyonlar, saldırganlık, itaatsizlik gibi değişik tepkiler gösterirler. Bununla birlikte boşanma sonrasında çocuklar kişisel gelişimlerindeki ciddi sorunlar nedeniyle ilerleyen yıllarda topluma uyum sağlama problemleri yaşamaktadırlar.             Boşanmış aile çocuklarının genelde akademik yaşantısının diğer çocuklara oranla başarısız sonuçlara neden olmasının en önemli nedenlerinden birisi, ebeveynlerinin boşanma evresindeki süreci çocuk için sağlıksız şekilde geçirmeleridir. Çocuğun en çok zarar gördüğü süreç, aile içi çatışmaların doruk noktasına ulaştığı ve bunu takip eden boşanma kararının verildiği ve uygulamaya konduğu zaman aralığıdır. Eşlerin birbirlerine duydukları öfke, yaşamlarının tamamen değişme arifesinde olması ile yaşadıkları kaygı ne kadar kontrol altına alınmaya çalışılsa da bu zorlu süreçten çocuklar etkilenirler.

Toplumun en temel yapı taşlarından biri olan aile, çocuğun başarılı bir yetişkin olmasını destekler.

Çocuğun özgüveni, sosyal becerisi, iletişim ve problem çözme becerisi ailenin rol modelliği aracılığı ile gelişir. Dolayısıyla ebeveynlerin birlikteliği, çocuklarıyla sağlıklı bir iletişimde olmaları ve gereksinimlerini karşılamaları çocuklar için önemlidir. Bireyin duygusal farkındalığının yüksek olduğu çocukluk ve ergenlik yıllarında aile içi sorunlar ve boşanma bireyin dünyasını olumsuz etkileyebilmektedir.Dolayısıyla çocuğun akademik başarısı boşanma sürecinde ve sonrasında ilk etkilenen performans alanı olmaktadır. Yetişkinlikle beraber bireyin sorumlulukları, sosyal çevresi geliştikçe ve ekonomik olarak bağımsızlaştıkça boşanmanın birey üzerindeki etkisi azalmaktadır. Çocukluk yıllarında akademik temel oluşturabilmek için çocuğun akademik başarı edinebilmesi önemlidir. Lisede ise genç artık kariyerine yön vermeye başlayacaktır.

Bu dönemde alan seçimi, meslek seçimi, üniversite seçimi gibi önemli kararlar gencin hayatının merkezine yerleşmektedir. Çocuk ve genç için aile yıkılmaz, sarsılmaz temellere sahiptir. Birey aileden aldığı bu güvenle yoluna cesaretle devam edebilir. Aile bireyin özelliklede çocuk ve gencin denge merkezidir. Ailede bir sorun varsa çocuğun tüm yaşam alanlarındaki duygusal dengesi sarsılacaktır.

Boşanma çocuk ve gencin gelecek kaygısını besleyecek, ayrılık anksiyetesini ve aile birliğine yönelik güvenini sarsacaktır. Anne-babanın boşanmasıyla yeni bir döneme giren çocuk ve gençte duygusal sorunlar kolayca gözlenebilir. Kendini kötü hissetme ve içe kapanmayla başlayan süreç depresyona, riskli davranış ve arayışlara kadar gidebilir.Dolayısıyla boşanma, kişisel ve ailevi problem olmaktan çok toplumun genelini ilgilendiren sonuçlar doğurmakta ve toplumumuzun geleceği çocuklarımızı derinden etkilemektedir.