Nereye Gidiyoruz?

Necati Dilek

Necati Dilek

Hani bir söz vardır:

‘’Her şey hakkında bir şeyler bilin, bir şey hakkında her şeyi bilin.’’diye. Kendimi bu sözün muhatabı gibi hissettiğim için başka konulara, ekonomiye, dair bir iki laf söylemeye mecbur hissettim. Ekonomi alanında bir şeyler söylemek, yazmak için uzman olmanız gerekmiyor zaten. Biraz parayla, biraz çarşı pazarla içli dışlıysanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

İstatistiki rakamları ben bilmem, onlar uzmanının işi. Ben cebime giren ve cebimden çıkan paranın hesabını bilirim. Geçen ay aldığım bir ürünü bu ay aynı fiyata alamıyorsam ya da daha düşük gramajla alıyorsam ben zarardayım derim. Ne yazık ki şuan tam bu durumdayız. Biz sürekli zarardayız, paramızın değeri her geçen düşüyor. İnsanımızın alım gücü düşüyor. Birkaç güne gündeme düşer asgari ücret konuşmaları, görüşmeleri. Yok şu kadar olsun, yok bu kadar olsun. Günler sonra açıklanır asgari ücrete verilen zam oranı.

Bizler bununla zaman öldürürken hiç ummadığımız yerlerden zam haberleri peş peşe gelir. Bunlar öyle göz ardı edemeyeceğiz zamlar olur genelde: elektrik, doğal gaz, kömür, gıda, giyim kuşam, akaryakıt vs… Eee ne kaldı geriye verilen zamlarda? Koca bir sıfır. Bazı şeyler insanımıza artık fazla gelmeye başladı. Çünkü bu orantısız fiyat artışları insanımızın belini büküyor fazlasıyla. Artık temel ihtiyaçları bile karşılamak zora girdi. Ne yazık ki insanlar önünü göremiyor, yarının ne getireceğini bilemiyor. Bu da bizi iyice çıkmaza sürüklüyor.

Evet, dünyada yaşanan salgın, ekonomik sallantılar bizi de etkiliyor ama bunun bedelini neden halk ödüyor onu da sormak, öğrenmek lazım. Her gün yeni bir vergi, her gün yeni bir zam nereye kadar sürüp gidecek böyle? Milletçe nereye gidiyoruz böyle? Evet, bunun cevabını bilen varsa lütfen söylesin. Derdim birilerini övüp diğerlerini kötülemek değil. Tamamen tarafsız bir gözle bakıyorum içinde bulunduğumuz duruma. Bir vatandaş olarak bu da benim en doğal hakkım diye düşünüyorum.

Demem o ki, ekonomik olarak zor ve sıkıntılı süreçlerden geçiyoruz. Bir darboğazda yaşamaya eyvallah ama nereye kadar? Nasıl kurtuluruz bu darboğazdan? Bir şeyler yapmamız gerekiyor ama ne? Öyle günü kurtarmak olmamalı derdimiz. Madem büyük ve güçlü ülkeyiz o zaman bu halk bu ağır koşullarda yaşamayı hak etmiyor. Baştan aşağıya herkes üzerine düşeni yapmalı, yapmak zorunda.Topyekün tasarruf mu yaparız, yoksa ortalığı karıştıranların sofrasına mı çökeriz bilemem ama yetki sahipleri bir şeyler yapmalıdır. Çünkü adaletsizliğin diz boyu hüküm sürdüğü bir beldede huzur uzun süre barınamaz.

Nereye gidiyoruz sorusunun cevabını verecek olursak pek ümitvar olamayacağım. Yokuş aşağı freni boşalan bir araç içinde bulunduğumuz durumu sanırım en iyi özetleyecek örnek olur. Çünkü durum ayan beyan ortadadır. Her şeye rağmen yine de hemen enseyi karartmamak lazım. Çünkü güzel günlerden umudu kesersek o günler bir daha hiç gelmez. Dilerim tez zamanda daha huzurlu, refah dolu günlere kavuşuruz. İnsanlar mutlu, mesut olursa yaşamın tadı daha bir başka olacaktır. Huzurlu dolu günlere kavuşmak ümidiyle…

YAZARIN SON YAZILARI
Karar Zamanı 4 Eylül 2023
**Vakti Zamanı ** 8 Mart 2023
Gidenler… 19 Ağustos 2022
Hayat Koşturmacası 9 Temmuz 2022
Hayatımız Sınav 14 Haziran 2022
Ne Yapmalıyız? 5 Nisan 2022
Çanakkale Ruhu 18 Mart 2022
Ertelenmiş Hayatlar 16 Şubat 2022