Trajikomikleştirebildiklerimizden
Merhaba,
Her mesleğin kendine göre komik ve onu eğlenceli kılan bir yanı vardır. O meslekten olmayan kişilerin söyledikleri, mesleği icra eden kişileri güldürdüğü gibi çok fazla duymak da ister istemez bir bıkkınlık yaratabilir. Örneğin bilgisayar mühendislerine “benim bilgisayara bi format at” demek gibi. Eminim mühendis arkadaşlarımız bu cümleyi fazlasıyla duyuyorlardır. Bugün hem psikoloji alanında o cümlelerin bazılarına değinmek, hem de alanı tercih etmek isteyen gençlerimizin az çok neler duyacaklarını, nelerle karşılaşabileceklerini görmelerini istiyorum 😊
1- Psikoloji bölümünü kazanır kazanmaz etraftan hemen şöyle bir yorum duyabilirsiniz “heee çok güzel bölüm bizim de ihtiyacımız vardı zaten psikoloğa” ve ya bu yorumu yapan eğer ailenizden biriyse “çok iyi oldu sen bizim aileyi bi elden geçir, en çok bizim ailenin ihtiyacı var”.
2-Mutlaka çevrenizden şunu duyacaksınız “benden tez konunun çıkar sen beni kullan”.
3- Eğer çocuğu olan biriyle birlikte oturuyorsanız “bizim çocuk şöyle sen bi konuşsana”.
4- “Sen şimdi benim aklımı okuyabiliyon mu?”.
5- “İlk hastan benim”.
6- “Sen ilaç yazıyon mu? Baksana bi doktor bana geçen gün şunu verdi”.
7- “Zaten bu psikologlar da biraz değişik oluyo, felesefe falan da okuyo ya onlar ondan heralde “.
8- “Benim yengemde şey vardı o nasıl oluyo? Ne yapmak lazım?”.
9- “Benim bu sevgilim var ya hiç beni iplemiyor ne yapmak lazım?”.
10- “Deli doktorusun sen yaniiiğğğğ”.
11- “Sizde Freud diye biri var dimi o adam da sapık mıdır nedir tövbeestağfurullahhhhh”
12- “Aman ne rahat iş sallıyon kafayı alıyon parayı”
13- “Bende çok isterdim psikolog olmayı çok güzel iş. Ama bende güzel kitaplar okuyom heee The Scret falan”
14- “Bizim meslek de sizinkine benziyor, bir yerde meslektaşız, gelen giden dert anlatıyo” (kuaför, taksici,emlakçı,astrolog v.s).
15- “Hadi çocukluğuma bi insene”.
16- “Hadi beni hipnoz et”
Bir de genel olarak psikoloji bölümünü kazandığınız andan itibaren ki psikolog olduğunuzda bile duymaktan asla kaçamayacağınız bir cümle var bu cümlenin sizi etkilememesi için psikolojik dayanıklılığınızı arttırmanızı öneririm.
17- “Sen nasıl psikologsun, bir de psikolog olacaksın, sen önce kendini tedavi et, psikologlar sinirlenmez, psikologlar ağlamaz” gibi gibi gibi.
Bu cümleyi duymazdan gelmenizi öneriyorum çünkü her şeyden önce siz de bir insansınız ve duygular evrenseldir. Nasıl ki bir doktorun başı ağrıyabilirse, bir doktor kanser hastası olabilirse, bir gazetecinin kendisi de haber olabilirse, bir psikoloğunda siniri bozulabilir. Bazen insanlar kim olduğunuzdan önce ne olduğunuzu unutabilir. Her şeyden önce insanız ve insanların duyguları, kişiliği, karakteri, mizacı vardır. Psikolog da bir gün kendini iyi hissetmeyebilir ya da her şeyin en doğrusunu bilmek zorunda değildir.
- maddeye tekrar bakmanızı istiyorum. Psikologların, Türk Psikologlar Derneği tarafından hazırlanmış uymak zorunda oldukları bir “etik yönetmeliği” vardır.
Psikoloji lisans eğitimini tamamlamış kişi psikolog olur arkadaşlar. Psikolog ünvanı farklı bölüm okuyup 2 yıl psikoloji yüksek lisansı yapmakla kazanılacak bir ünvan değildir. Üniversitenin 4 yıllık psikoloji bölümünü okumak zorundasınız. Bunu yapmayan insanlar psikolog değildir. Psikologlar lisans eğitimi boyunca bu etik yönetmeliğini öğrenirler. Mesleklerin etik kuralları olması gayet güzel bir durum ama bunu destekleyici bir meslek yasası da gerekir. Maalesef psikoloji alanında meslek yasamız olmadığı için psikolog olmayıp terapi yapmakta olan binlerce insan var. 14. Madde ne kadar kulağa komik gelse de ne yazık ki meslek yasamız olmadığı için alanımız talan ediliyor. Siz (psikologlar) yetkinliğinizi, yeterliliğinizi sorgularken sosyologlar, pdrciler, kuantumcular, yaşam koçları, enerjiciler v.s etik falan dinlemeden terapiler yapıp çok iyi paralar kazanıyorlar. Meslek yasası çıksa bu kişiler suç işliyor olacaklar ama yıllardır beklenen bir yasa bu. Nasıl olsa çıkmaz diyip yapıyorlar. Yapılan her işte bir emek vardır ve emeğe saygımız sonsuz olsa da bazen de DUR demek gerekiyor. Çünkü asıl emeği siz vereceksiniz. Sizin emeğinizin önüne geçen bir durum bu, sizin emeklerinizin yok sayılışı. Günümüz şartlarında 4 yıl 5 yıl dirsek çürütüp uykusuz kalıp, bilimsel bir şeyler ortaya koyabilmenin stresiyle yılmadan okumaya devam edeceksiniz ama verdiğiniz emeğin karşılığını alana hiç emek vermemiş insanlar alacak. Hatta belki “danışanlarına” zarar bile veriyor olacaklar, onları yönlendirecekler, belki bazı travmalarını pekiştirecekler. Bunlar yazmakla bitmez.
Son olarak, biz bu mesleğe emek vermiş insanlar olarak hala kendimizi nasıl geliştireceğimizi düşünüp bunlar için adım atarken bu alan talanına elimizden geldiğince DUR demeye çalışıyoruz. Fakat sadece bizim dememizle olmaz, bu konuda farkındalık oluşturmamız lazım, meslek yasamızı kazanmamız lazım. Dediğim gibi lütfen bu hizmeti almadan önce diploma sorun. İnanın sizin yararınıza olacaktır. Eğer bana sormak istediğiniz şeyler varsa instagram hesabımdan iletişime geçebilirsiniz. Kendinize iyi bakın.
Sağlıkla kalın…

